Endometriozis

Home / Endometriozis

Endometriozis nedir?

Endometriozis her ay kalınlaşıp, eğer gebelik oluşmaz ise kanamayla atılan endometrium yani rahim içi duvar tabakasının rahim dışı bölgelerde yerleşmesiyle oluşan bir hastalıktır. Endometriozis, ömür boyu sürecek bir yönetim planı gerektiren, tıbbi tedavi ön planda tutularak tekrarlanan cerrahi girişimlerden kaçınılması gereken kronik bir hastalıktır.

Endometriozis görülme sıklığı nedir, kimler risk grubundadır?

Doğurgan yaştaki kadınların %10-17’sini, kronik pelvik ağrısı olan kadınların da %35-60’ını etkilemektedir.

  • Birinci derece akrabanızda endometriozis var ise,
  • Rahimde yapısal anormalliğiniz var ise,
  • İlk doğumunuzu 30 yaşından sonra yaptıysanız ya da hiç doğum yapmadıysanız,
  • İlk adet kanamanız erken yaşta oldu ise (11-13 yaş) ya da menopoza geç yaşta girdiyseniz,
  • Kısa adet döngüleriniz var ise (<27 gün), yoğun adet kanamalarınız var ise,
  • Çok zayıfsanız,
  • Beyaz ırk ve Asya kökenli kadınlar risk grubunda yer almaktadırlar.

Endometriozis nedenleri nelerdir?

Endometriozisin kesin nedeni bilinmemektedir. En yaygın kabul gören teori her ay gerçekleşen yönü dışarı olan kan akımının, geriye doğru tüplerden karın içine akması, vücut koruyucu mekanizmalarının bu kanı temizleyememesi sonucu dokularda iltihap gelişmesi ve süreç sonunda yapışıklıkların ve yangının oluşmasıdır.

  • Endometriozis belirtileri nelerdir?

Endometriozisin en sık görüldüğü bölgeler yumurtalıklar, karın zarı, rahmin ön, arka, yan kısımları ile barsaklar ve ameliyat kesi yerleridir. Hastalık tuttuğu yere göre belirtiler verecektir. Endometriozisin yumurtalığı tutması ile ortaya çıkan çikolata kistinin en yaygın belirtileri ise:

  • Ağrı (menstruasyon sırasında ağrı-dismenore, cinsel birliktelik sırasında/sonrasında ağrı-disparoni, idrar yaparken ağrı-disüri, barsak hareketleri ile ağrı), alt karın ve bel ağrısı
  • Kısırlık (infertilite-gebe kalmada zorluk),
  • Yumurtalık kistleri (çikolata kistleri),
  • Karında şişkinlik
  • Endometriozis değerlendirilmesi nasıl yapılmakta, tanısı nasıl konulmaktadır?

Endometriozis hastaları çoğunlukla üreme çağında olup (25-35 yaş aralığı), kasık ağrısı (dismenore, disparoni), infertilite (gebe kalmada zorluk) ve/veya yumurtalık kisti şikayetleri ile başvururlar. Doktorunuz şikayetlerinizi sorgulayıp değerlendirdiğinde ön tanı ve şüphesi doğrultusunda sizi muayene edecektir. Fizik muayene bulguları hastadan hastaya farklılık göstermekle birlikte, endometriozis lezyonlarının (endometriotik implant) yerleştiği yerlere göre rahim arka duvarında nodüller, yumurtalıkta kistler, muayenede ağrılı bölgeler ile kendini gösterebilir. Görüntüleme yöntemleri ile (ultrasonografi, ihtiyaç duyulduğunda Manyetik Rezonans Görüntüleme) çikolata kistleri, rahim arka duvarında ve idrar kesesinde yerleşik nodüller görüntülenebilir. Kesin tanı, laparoskopi dediğimiz kapalı yöntem ameliyat ile göbek deliğinden optik bir kamera ile girilerek karın içi organların değerlendirilmesi ve lezyondan biyopsi alınması ile konulur. Bu ameliyat ile endometriozis yaygınlığı, yapışıklıklar görülmekte, aynı anda hem tanı hem tedavi mümkün olabilmektedir.

  • Endometriozis tedavisinde kullanılan yöntemler nelerdir?

Endometriozis tedavisi hastalığınızın yaygınlığı, seviyesi, bulgularınız, çocuk isteminize göre değişiklik gösterebilir. İlaç tedavisi, ameliyat ya da her iki yöntemin birlikte kullanımı söz konusu olabilir. Çocuk istemi ön planda ise yaşınız, yumurtalık kapasiteniz değerlendirilerek tedaviniz planlanır. Hangi tedavinin, kime, hangi süreyle uygulanacağı sorularının cevabı hasta ile hekimi arasında hastanın durumuna göre şekillendirilir.

  • Endometriozis hangi durumlarda cerrahi yöntemlerle tedavi edilir?
  • Süreklilik gösteren ve ilaç tedavisine cevap vermeyen ağrı yakınması olduğunda,
  • Mevcut hayat fonksiyonları kısıtlanan ağır bulguları olan hastalarda,
  • Endometriozis doku tanısının gerekli görüldüğü durumlarda,
  • Barsak ya da idrar yolları tıkanıklığının olduğu durumlarda cerrahi tedavi uygulanır.
  • Endometriozis tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler nelerdir?

Ameliyat yapılacak ise kapalı yöntem (laparoskopi) ile cerrahi ilk tercih olmalıdır. Minimal invaziv ameliyatlardan biri olan laparoskopide göbek deliğinden girilen bir kamera eşliğinde küçük kesi alanlarından (0,3-1 cm) ameliyatlar gerçekleştirilir. Ciltte daha küçük kesilerin olması, hastaların çabuk iyileşmesi ve ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha az ilaç gereksinimi, hastanede kalış süresinin kısalığı gibi avantajları ile uygun hastalarda laparoskopik yaklaşım açık cerrahiye üstündür.

  •  İlaç tedavisine dirençli ağrıları olan hastalarda kapalı ameliyat sırasında karın zarı (peritoneal endometriozis) tutulumu görülebilmektedir, bu durumda karın zarı üzerindeki bu odaklar çıkarılmakta (eksizyon) ya da yakılmaktadır (ablasyon).
  • Çikolata kisti ameliyatına karar verildi ise, çoğunlukla yumurtalık korunmaya çalışılarak kist cidarı çıkarılır, ameliyat sonrası nüksün (hastalığın tekrar etmesi) önlenmesi için ilaç tedavisi verilir, nitekim zaman içinde cerrahi yapılsa dahi çikolata kistleri tekrarlayabilmektedir.
  • Derin infiltratif endometriozis (barsak duvarı, idrar kesesi, rahimi tutan bağlarda, sinirlerde nodüller, derin yapışıklıklar ile seyreden hastalık) durumunda ilaç tedavisine cevap vermiyor ise cerrahi planlanmaktadır: amaç normal anatomiyi sağlamaya yönelik ilgili bölgelerdeki nodüllerin tamamen çıkarılması, hastanın ağrı ve şikayetlerinin giderilmesidir.

Endometriozis cerrahisinde ilk operasyon çok önem arz etmektedir, çünkü endometriozis organlarda yapışıklıklar ile seyreden, kronik bir hastalıktır. Yapılan her girişim zordur ve her cerrahi girişim ek bir yapışıklığın oluşmasına neden olacaktır. Endometriozis cerrahisi, minimal invaziv cerrahi ve endometriozis cerrahisi konusunda deneyimli kadın doğum uzmanları tarafından ilgili merkezlerde yapılmalıdır.

  • Cerrahi endometriozis tedavisi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Cerrahi tedavi sonrası rekürensi (hastalığın tekrar etmesi) önlemek amacıyla ilaç tedavisi başlanabilmektedir; ilaç tedavi süreci 6-24 ay arasında değişkenlik göstermekte olup, tedavi her hastada bireyselleştirilmektedir; ağızdan alınan östrojen-progesteron içeren doğum kontrol hapları, sadece progesteron içeren haplar ya da hormon salan rahim içi alet yerleştirilmesi tedavi seçenekleri arasındadır. Hekiminizin sizin için uygun gördüğü tedaviyi, uygun aralıklarla kontrollere gelerek uygulamanız bu zorlu hastalıkla baş etmenizi sağlayacaktır.

  1. İşlemden ne kadar süre iş ve sosyal hayata dönüş sağlanır?

Laparoskopik cerrahi işlemler sonrası hastaların normal hayata geri dönüşü açık cerrahiye kıyasla daha kısa sürmektedir. Bu süre sizin durumunuza, geçirdiğiniz operasyona ya da ağrı eşiğinize göre değişkenlik göstermekle birlikte 7-15 gün arasında olacaktır. Hekiminiz durumunuza göre yönlendirmeyi yapacak, en uygun tedaviyi planlayacaktır.

Ağrı kaderiniz değildir, lütfen tüm şikayetlerinizi, sorularınızı hekiminizle paylaşın. Sağlıklı, ağrısız günler dileklerimle.