MYOM

MYOM

MYOMLARIN BELİRTİLERİ, ÇEŞİTLERİ, TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Myomların neden olduğu karın içi basınç ve ağrı hissi,  yoğun, uzamış ve ağrılı adet kanamaları gibi bulgular kadınların yaşam kalitelerini oldukça düşürüyor. Bunun yanı sıra kısırlık ve gebelik ile ilişkili sıkıntılarla karşımıza çıkabilen myomların tedavilerinin kişiye özel belirlenmesi önem taşıyor. Hastalığın ilaçla kesin tedavisi mümkün olmasa da, cerrahi tedavi yöntemlerinden yüz güldürücü sonuçlar elde ediliyor. Güven Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. Şadıman Kıykaç Altınbaş, myomların belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Myom nedir?

Myomlar kadınlarda en sık karşılaşılan, rahim kas dokusundan gelişen, büyük çoğunluğu kanserojenik özellik taşımayan karın içi tümörlerdir.

Myomlar kimlerde, ne sıklıkta görülür?

Myomlar genellikle üreme çağındaki kadınlarda görülmektedir. Bununla birlikte görülme sıklıkları ilerleyen yaşla birlikte artar. Adet öncesi genç kızlarda görülmemekle birlikte, adölesanlarda yani ergenlik çağındaki kızlarda bildirilen olgular mevcuttur. 40 yaş üzeri kadınlarda yeni ortaya çıkmış myom saptanması oranı yaklaşık yüzde 40-50 arasındadır; bu demektir ki; 40 yaş üzerinde her iki kadından birinde myom görülebilmektedir. Kadınlarda hayatlarının bir döneminde myom görülme oranı yaklaşık yüzde 70-80 arasındadır. 

Myom görülme riskini arttıran faktörler nelerdir?

  • Irk: Siyahi kadınlarda beyaz ırka göre 2-3 kat daha fazla myom görülür.
  • Doğum öyküsü: Bir veya birden fazla doğum yapmış olmak myom gelişme riskini azaltır. Doğum yaşı da önemlidir. İlk doğumunu daha geç yaşlarda yapan kadınlarda myom görülme riski erken yaşlarda doğum yapan kadınlara göre daha azdır.
  • İlk adetin erken başlaması: Adetin erken yaşta başlaması myom görülme riskini arttırır.
  • Doğum kontrol hapları: Standart ya da düşük doz doğum kontrol haplarının myomların büyümesine sebep olmadığı kaydedilmiştir. Bu sebeple doğum kontrol hapı kullanımının myomu olan hastalarda kontrendike olmadığı, 3 aylık depo iğnelerin myom açısından koruduğu bilinmektedir.
  • Şişmanlık: Myom ile şişmanlık (obezite) arasındaki ilişki net değildir; direkt bir ilişkiden ziyade dolaylı bir ilişki olduğu düşünülmektedir.
  • Beslenme alışkanlıkları: Kırmızı et tüketimi fazla olanlarda, A ve D vitamini eksikliklerinde, alkol özellikle de bira tüketimi ile myom gelişme riski artmaktadır. Kafein tüketimi ile myom arasında ise bir ilişki yoktur.
  • Genetik etkenler: Ailesinde myom olan kadınlarda daha yüksek oranda myom görüldüğü saptanmıştır.

Myom belirtileri nelerdir?

Myom varlığına işaret eden başlıca belirtiler şu şekilde sıralanabilir:

  • Yoğun ve uzamış, ağrılı adet kanamaları
  • Myom basısına bağlı olarak görülen; karın içi basınç ve ağrı hissi gibi bulgular
  • Kısırlık veya gebelikle ilişkili komplikasyonlar, ağrılı cinsel ilişki gibi üreme fonksiyonu bozuklukları
  • Sık idrara çıkma, idrar kaçırma, idrarı tam boşaltamama hissi gibi idrar ile ilgili bulgular
  • Kabızlık gibi bağırsaklarla ilgili bulgular  

Kaç çeşit myom vardır?

Myomlar rahim duvarında yerleştikleri yerlere göre sınıflandırılırlar:

  • Submüköz myom: Rahim iç duvarında yerleşenler
  • İntramural myom: Rahim kas tabakasının içine gömülü olanlar
  • Subseröz myom: Rahim dışına doğru büyümüş olanlar  
  • Saplı ve subseröz myom: Rahim dışına bir sapla bağlı olanlar

Myom değerlendirilmesi nasıl yapılmakta, tanısı nasıl konulmaktadır?

Myomların klinik tanısı kadın doğum muayenesi ve ultrasonografi ile konulmaktadır. Myomun boyutu ve yerleşim yeri belirlenir. Bazı durumlarda, rahim iç duvarını ve myomun ne kadarlık kısmının rahim içinde, ne kadarının kas tabakasında olduğunu anlamak için; salin infüzyon sonografi denilen ve halk arasında sulu ultrasonografi olarak bilinen yöntem uygulanabilir. Bu yöntemde rahim içine ince bir kanülle girilerek sıvı verilir, rahim iç tabakası ultrasonografi eşliğinde görüntülenir. Böylelikle myomun yeri ve uzanımı gözlenir.

Doktorun gerekli gördüğü bazı durumlarda da, özellikle çoklu myomlarda, myom haritalaması için manyetik rezonans görüntüleme de kullanılabilmektedir.

Myom tedavisinde kullanılan yöntemler (ilaç tedavisi-cerrahi tedavi) nelerdir?

Myomlar, hastanın yaşı, çocuk istem durumu, myomun yerleşimi, sayısı, lokalizasyonu gibi durumlar göz önünde bulundurularak tedavi edilirler. Bu noktada dikkat edilmesi gereken myom tedavisinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğidir. Bir hastada doğru olan bir uygulama başka bir hasta için uygun olmayabilir.

İlaç tedavisi: Günümüzde myomların büyümesini durduran, yok eden bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. İğne tedavisi (GnRH analogları) kullanılabilmekle birlikte, sürekli bir tedavi şekli değildir. Bu ilaçlar geçici menopoz durumu yaratırlar, menopoz belirtileri dışında kemik erimesine sebep olabilirler ve 6 aydan uzun süre kullanımları önerilmemektedir. Bu iğneler ameliyat öncesi myom boyutunu küçültmek, hastadaki kansızlık problemini gidermek için kullanılabilmektedirler.

Medikal-cerrahi tedavi olmaksızın izlem: Şikâyete sebep olmayan, myom boyutu küçük olan hastalarda 3-6 aylık aralarla izlem uygundur.

Cerrahi: Ameliyat planlanması durumunda açık yöntem yani laparotomi, kapalı yöntem yani laparoskopi ve rahim içi yerleşimli myomlarda histeroskopik yöntemle myomlar çıkarılabilmektedir:

  • Açık yöntem (laparotomi) myomektomi: Karında yaklaşık 9-10 santimetrelik bir sezaryen kesisi ile myom alınması gerçekleştirilir. Myomun boyutuna ve yerleşimine göre kesi yeri göbeğe doğru dikey kesi ile de yapılabilir.
  • Kapalı yöntem (laparoskopik) myomektomi: Açık ameliyatta olduğu gibi büyük bir kesi söz konusu değildir. Göbek deliğinde yapılan 1 santimetrelik kesiden optik kamera ile girilir,  karında yapılan 2-3 adet 3-10 milimetre uzunluğunda kesiler ile ameliyat gerçekleştirilir. Laparoskopik ameliyatlar; hastada daha az ağrı, daha az hastanede kalış süresi, hastanın ameliyat sonrası daha çabuk toparlanması, daha iyi kozmetik sonuçlar gibi özellikleriyle açık ameliyatlara göre daha avantajlıdır. Ancak elbette her hastada uygun olmayabilmektedir. Her hastada her teknik aynı şekilde çalışmaz, ayrıca cerrahi tecrübe çok önemlidir. Uygun hastalarda, gerekli altyapı varlığında, tecrübeli ellerde laparoskopik ameliyatlar her zaman tercih edilmelidir.
  • Histeroskopik myomektomi: Rahim ağzından özel bir optik cihazla girilerek rahim içindeki myomun (submüköz myom) alınmasıdır. Karında hiçbir kesi izi olmaz, hasta ve hekim açısından son derece yüz güldürücü sonuçları olan, rahim içindeki myomlarda etkin bir cerrahi yöntemdir.

Myom kansere dönüşür mü?

Myomlar kansere dönüşmez, ancak myom dokusunun kendi içinde 1/1000 oranında kanser dokusu olabilir. İleri yaşta olup, hızlı büyüyen myom öyküsü var ise, kanser ihtimali göz önünde bulundurulmalı ve ameliyat planlanmalıdır. Maalesef ameliyat yapılmaksızın dokunun kanser olduğunu saptayacak bir yöntem henüz bulunmamaktadır. Kanser tanısını koymak için mutlaka myomun patolojik incelemesi gerekmektedir.

Cerrahi myom tedavisi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

İster açık, ister kapalı ameliyat olsun, yara yeri temiz ve kuru tutulmalıdır. Ameliyat sonrasında doktorun verdiği ilaçlar önerilen şekilde kullanılmalıdır. Bunların dışında:

  • Yara yerleri üzerindeki pansuman açıldıktan sonra ek pansumana ihtiyaç yoktur. Dikiş yerlerinde kızarma, ısı artışı, sulanma gibi bulgular olması durumunda mutlaka doktora başvurulmalıdır.
  • Ameliyat sonrası ertesi gün ayakta duş alınabilir.
  • Kapalı ameliyatlarda ameliyatın kendi doğası gereği özellikle sağ omuz ağrısı olabilmektedir. Bu durumda endişelenmeye gerek yoktur. Hareketler kısıtlanmamalı, ağrı çok rahatsız ederse doktorun uygun gördüğü bir ağrı kesici kullanılmalıdır.
  • Bu ameliyatlar sonrası hafif lekelenme şeklinde kanama olabilir. Bu kanamalar kendiliğinden kesilecektir.
  • Cinsel ilişki zamanlaması konusunda doktor önerilerine mutlaka uyulmalıdır.

Myom ameliyatı sonrası iş ve sosyal hayata dönüş nasıldır?

Açık myom ameliyatlarında hastanede yatış süresi 2 güne uzayabilir, kapalı myom ameliyatlarında aynı gün ya da 1 gün sonra hastaneden taburcu olunur. Kapalı ameliyatlarda daha az ağrı olmaktadır, bu yüzden kısa sürede günlük hayata dönmek mümkündür.

Myom ameliyatı sonrası ne zaman gebe kalınabilir?

Myom ameliyatı sonrası gebelik süresi, ameliyatta çıkarılan myom sayısı, myom büyüklüğü, myomun rahim duvarındaki yeri ve derinliği, rahimdeki kesinin büyüklüğüne göre değişmektedir. Rahimdeki kesi ne kadar büyük, derin ve çıkarılan myom sayısı fazla ise, gebelik için o kadar uzun süre beklemek gerekebilir. Bu süre değişken olmakla birlikte önerilen süre ortalama 6 aydır.